22 Eylül 2010 Çarşamba

Öyle Bir Geçer Zaman Ki...


Evet sözümü tuttum canlar yazabildim sonunda. Bu sezonun en sağlam gelen dizilerinden biri olacağını tahmin etmiştim, yanılmadım da. Aslında çok dram olur diye korkmuştum, o yüzden izleme konusunda tereddütlüydüm ama yine de izledim. İyi ki de öyle yapmışım.

Çok farklı bir dizi değil bir kere. Böyle sorunlu ailelerin öykülerini izledik önceden. Liseli, aklı bir karış havada kız karakterini de gördük, aldatan bir de üste çıkan babayı da, cefakar anayı da. Çemberimde Gül Oya sağolsun ailenin büyük kızı Berrin'in öyküsüne de ufaktan aşinayız. Peki nedir bu diziyi bu kadar kıymetli yapan, Kimbap olay yerinde araştırdı^^
Verebileceğim 2 sebep var, senaryo ve oyunculuk. Öykü ve kurguda bir özgünlük yok ama işin diyaloglara dökülüşü ve bunun oyuncular tarafından canlandırılışı bambaşka. O kavga sahnelerinde kendimi ailenin bir üyesi gibi hissettim, odanın bir köşesinde ben de aynı Osman gibi kulaklarımı kapamış, duymamaya çalışıyordum. Normalde pek hazzetmediğim Erkan Petekkaya nasıl bir baba rolü yapmış öyle, gerçekten kendinden nefret ettirmeyi başarmasının yanı sıra, bazen öyle hareketleri ve sözleri oluyor ki, "Aha işte 'baba' budur" dedirtiyor. Sıklıkla babamın sinirli hallerini getirdi gözümün önüne(babam bu kadar değil Allahtan^^). Tartışma esnasında kurulan cümleler, hatta tonlamaya kadar. Çok tartışma sahnesi izledik TVde ama bu kadar gerçekçi olanını görmedim. Sadece o değil, oyunculukların hepsi ayakta alkışlanası, hele küçük ayrıntılara inince tadından yenmiyor.

Bir de dizinin süresi alıştığımız yurdum dizilerine göre kısa, yani 8de başlatıp 10a 10 kala gibi bitti, bu kadar erken bitmez genelde, o yüzden de tadı damakta bırakıyor. Yalnız dün KanalD abartıp, dizi bittiği anda araya başka program dahi girmeden tekrarını verdi, tekrarlara alışkınız ama bu oha dedirtti cidden. Özet, özel bölüm falan değil, bildiğin baştan verdi. İlginç^^

Şimdi dizide özellikle sevdiğim 2 karakter var. Biri devrimci çocuk Ahmet, biri de minik bebişim Osman. Allahım o ne tatlı bir velettir yahu, Ahmet de ne cool bir devrimcidir. Berrin'in hemencecik kapılıvermesine hatta yakalanma pahasına ona yardım etmesine sonuna kadar hak veriyorum, ben de olsam yapardım lan Berrin. Oğluşum Osman senin o elma şekeriyle lamba açışına ölünür:))

Dizinin konusundan bahsetmiycem zaten ortada. Daha da ayrıntıya girmek spoiler olur. Şahane oyunculuklar, özenli bir yapım izlemek istiyorsanız, mutlaka izleyin. Zira gerçekten kalite kokan bir iş. Hele Çemberimde Gül Oya yada Hatırla Sevgili hastası olmuşsanız bir dönem, benim gibi, kaçırmayın derim.

Dizinin müziklerine de burdan bir şukela veriyorum. Bir dönem eski Hollywood filmlerinin soundtracklerine sarmış biri olarak Ennio Morricone'u, Nino Rota'yı Henry Mancini'yi çok severim. Burda da bolca Morricone çalması ayrı bir artı gözümde. Ama tabi en güzeli diziye adını veren Erkin Koray parçası.

İzleyin, izletin :D

6 yorum:

  1. Valla ağzımdan aldın diyeceğim olmayacak :)
    Ha bugün ha yarın derken bu diziyle alakalı bir iki şey yazmayı erteliyordum. Şimdi yazını okuyunca hislerime tercüman olduğunu gördüm :)

    Ne şahane bir dizi değil mi? Özellikle dizilerden illallah ettiğim, tiksindiğim şu dönemde, beni tv karşısına oturtmuş dizidir kendisi. İlk bölümünü geçenlerde gecenin bir yarısı internetten izleyip hayran kalmış, dün ise saat 20.00 olmasını dört gözle beklemiş bir insan var şu an karşında :)

    Osman ve Mete... İkisine de bayıldım. Osman şirinlik konusunda açık ara önde, Mete de ise farklı bir albeni, bir ışık var.. Çözemedim henüz ama o çocuk ilerde feci yerlerde olacak, hissediyorum... Oyunculuk süper zira ;)

    Oyh.. Daha da konuşurum da, gına geldi yaz yaz.. :)

    YanıtlayınSil
  2. Bu diziyi bende çok sevdim. Bir de deli saraylı var merakla beklediğim. Yahşi Cazibe ve Şen Yuva bitti galiba takip edemiyorum onları.

    YanıtlayınSil
  3. @ düş bahçesi
    senden de okuyalım o zaman bu diziyi:))
    mete çok genç ama bakışlarıyla oynuyor gerçekten, dediğin ışığı ben de gördüm. olgun bir havası var bir de, şımarmayacak gibi.
    ben de uzak doğu yada amerikan dizileri izliyorum. 2 yıldır uzağım tv'den. ama bu dizi aynen sana yaptıklarını yaptı bana da, dün nasıl bir heyecanla bekledim anlatamam^^

    YanıtlayınSil
  4. @ joey potter
    deli saraylı da hoş gibi öyle ucundan baktığım için yorumlayamicim. yine de çetin tekindor yeter de artar benim için^^
    yahşi cazibe devam ediyor sanırım, şen yuva bitti ne yazık ki, yeni kanal arayışlarında.

    YanıtlayınSil
  5. ben asya ,amerika derken türk dizilerini izlemiyordum ama bu diziyi bende izledim ve buna sebep olanda mete nin annesi ile dayak yedim anne diye yaptığı konuşmadır ...oyunculuk bu kadar güzel .diyaloglar bu kadar güzel bir de hikaye gerçekçi içimizden bir hikaye gibi olunca izlenilmesi ve izletirilmesi gereken bir dizi .
    güzel bir yazı olmuş :=)

    YanıtlayınSil
  6. hoşgeldin ve teşekkürler^^
    aynen ben de şu ana dek oyuncuların hiç birinde küçücük bir kusura bile rastlamadım. ders veriyorlar cidden. saydığın unsurlar da eklenince süper bir şey çıkıyor ortaya :D

    YanıtlayınSil