Evet sözümü tuttum canlar yazabildim sonunda. Bu sezonun en sağlam gelen dizilerinden biri olacağını tahmin etmiştim, yanılmadım da. Aslında çok dram olur diye korkmuştum, o yüzden izleme konusunda tereddütlüydüm ama yine de izledim. İyi ki de öyle yapmışım.
Çok farklı bir dizi değil bir kere. Böyle sorunlu ailelerin öykülerini izledik önceden. Liseli, aklı bir karış havada kız karakterini de gördük, aldatan bir de üste çıkan babayı da, cefakar anayı da. Çemberimde Gül Oya sağolsun ailenin büyük kızı Berrin'in öyküsüne de ufaktan aşinayız. Peki nedir bu diziyi bu kadar kıymetli yapan, Kimbap olay yerinde araştırdı^^
Verebileceğim 2 sebep var, senaryo ve oyunculuk. Öykü ve kurguda bir özgünlük yok ama işin diyaloglara dökülüşü ve bunun oyuncular tarafından canlandırılışı bambaşka. O kavga sahnelerinde kendimi ailenin bir üyesi gibi hissettim, odanın bir köşesinde ben de aynı Osman gibi kulaklarımı kapamış, duymamaya çalışıyordum. Normalde pek hazzetmediğim Erkan Petekkaya nasıl bir baba rolü yapmış öyle, gerçekten kendinden nefret ettirmeyi başarmasının yanı sıra, bazen öyle hareketleri ve sözleri oluyor ki, "Aha işte 'baba' budur" dedirtiyor. Sıklıkla babamın sinirli hallerini getirdi gözümün önüne(babam bu kadar değil Allahtan^^). Tartışma esnasında kurulan cümleler, hatta tonlamaya kadar. Çok tartışma sahnesi izledik TVde ama bu kadar gerçekçi olanını görmedim. Sadece o değil, oyunculukların hepsi ayakta alkışlanası, hele küçük ayrıntılara inince tadından yenmiyor.

Bir de dizinin süresi alıştığımız yurdum dizilerine göre kısa, yani 8de başlatıp 10a 10 kala gibi bitti, bu kadar erken bitmez genelde, o yüzden de tadı damakta bırakıyor. Yalnız dün KanalD abartıp, dizi bittiği anda araya başka program dahi girmeden tekrarını verdi, tekrarlara alışkınız ama bu oha dedirtti cidden. Özet, özel bölüm falan değil, bildiğin baştan verdi. İlginç^^
Şimdi dizide özellikle sevdiğim 2 karakter var. Biri devrimci çocuk Ahmet, biri de minik bebişim Osman. Allahım o ne tatlı bir velettir yahu, Ahmet de ne cool bir devrimcidir. Berrin'in hemencecik kapılıvermesine hatta yakalanma pahasına ona yardım etmesine sonuna kadar hak veriyorum, ben de olsam yapardım lan Berrin. Oğluşum Osman senin o elma şekeriyle lamba açışına ölünür:))
Dizinin konusundan bahsetmiycem zaten ortada. Daha da ayrıntıya girmek spoiler olur. Şahane oyunculuklar, özenli bir yapım izlemek istiyorsanız, mutlaka izleyin. Zira gerçekten kalite kokan bir iş. Hele Çemberimde Gül Oya yada Hatırla Sevgili hastası olmuşsanız bir dönem, benim gibi, kaçırmayın derim.

Dizinin müziklerine de burdan bir şukela veriyorum. Bir dönem eski Hollywood filmlerinin soundtracklerine sarmış biri olarak Ennio Morricone'u, Nino Rota'yı Henry Mancini'yi çok severim. Burda da bolca Morricone çalması ayrı bir artı gözümde. Ama tabi en güzeli diziye adını veren Erkin Koray parçası.
İzleyin, izletin :D