12 Eylül 2010 Pazar

AKP Bir Kez Daha Toplumu Bölme Planını Başarıyla Gerçekleştirdi. Yeni Kimlik: Evetçiler ve Hayırcılar.

Koyunuz ya kendimizi gütmeye birilerini arıyoruz.
Buldunuz işte tepe tepe kullan(ıl)ın.
Adamı kendi memleketinden soğuttunuz lan, yaşamak istemiyorum bu memlekette...

Edit: Buradaki bir ifadeyi kaldırdım, bir anlık sinirle yazılmıştı. Bariz bir hakaret olduğundan zaten yazdığım anda pişman olmuştum.
Bu editi koyma nedenim de korkakça onu silip kaçmış gibi görünmeyi istememem, bir de son 1 gündür nette çeşitli ortamlarda dönen tartışmalarla ilgili bir kaç kelam etmek. Özellikle bir forumdaki atışmada okuduğumdan anladığım kadarıyla "evet"çi "hayır"cı şeklinde (tam da RTE'nin itediği gibi) kutuplaşan güruhun genel tartışma mevzularından bahsedicem.

Öncelikle üzgünüm ama yukardaki görüşlerden pişmanlık duymuyorum. "Demokrasi"nin adım adım diktatörlüğe giden bir "lider"den geleceğine inanmıyorum. Bu partinin samimiyetine inanmıyorum. Ben herhangi bir partiyi ise savunmuyorum. Politikayı genel olarak sevmem ve bugüne kadar bana gerçekten "samimi" gelen tek bir siyasi lider de hatırlamıyorum. Bu yüzden tüm "hayır"cıların CHPci gibi görünmesinden de rahatsızım.
Kendimi tanımlamam gerekirse ülkesini seven, laik ve kemalist biri olduğumu söyleyebilirim. Ama doğru artık bu memlekette Atatürkçü olduğunu belirtmek bile suçtu değil mi, unutmuşum pardon. Put mu geçti aklınızdan, evet Atatürk'e put gibi de taparım.
Her şeyi kendi kontrolü altına almak isteyen, halka yeni haklar tanıyoruz mavraları atıp tek hakkı kendi safındakilere tanıyan, her kurumu yönlendirmek isteyen son anayasa değişimiyle de bu yolda büyük bir adım daha atan bir partiyi sırf türbanlı haklarını savunuyor diye tutanlar için daha iyi bir alternatif yok ne yazık ki.
Ama bu anayasa değişimine "Hayır" demenin, türbanlıları aşağılamak veya CHPli olmakla eşdeğer olduğunun nereden çıkarıldığını da merak ediyorum açıkçası.
Kafamıza göre kategorize etmeye devam edersek, götümüzden element uydurursak^^ ötekileştirmeye de devam ederiz o zaman, üzgünüm.
Bu anayasa değişimine hayır dememin sebebi yada AKP'ye karşı olmamın sebebi kesinlikle türbanlılar değildir. Türbanlılara karşı değilim ama kapanma olayına fikren karşıyım bunu da belirteyim. Ancak bu etrafımda kapalıların olmasını engellemez. Bunu aynı farklı takım tutan biriyle arkadaş olmak yada bir komünistle bir ülkücünün(!) arkadaşlığı gibi görürüm.
Bu partiye karşı çıkmamın en önemli sebebi eline geçen herşeyi satması ve her şeyi kendi tekeline alma konusundaki bitmek bilmez hırsıdır. Bir şekilde benim bir kaç hakkımı savunuyor diye de vatanımı karış karış satmasını hoş göremem bazıları gibi. Allah aşkına türbandan bahsediyoruz, okuluna daha rahat girmek mi daha önemlidir, vatanının kan dökülerek kazanılmış topraklarının satılması mı?
Hiç kimse de çıkıp bir şeyleri ajite etmesin, çok acı çektik demesin. Zamanında kanlarıyla bu toprakları savunanların kemiklerinin sızladığının çeyreği kadar bile acı çekmediniz, üzgünüm.

8 yorum:

  1. kelimeleri toparlayıp doğru düzgün yorum yapmaya çalışıyorum olmuyor. sadece üzgünüm. çok üzgün...

    YanıtlayınSil
  2. yorum yapacak hal kalmadı ki, ben artık şu adamın zafer konuşmalarını dinlemek istemiyorum.
    her şeyden öte kendi insanıma güvenim her seçimde daha da sarsılıyor, azalıyor.
    bir kez daha geçmiş olsun derdim ama geçmiyor.

    YanıtlayınSil
  3. ahh ahh ne desek az dostum, her zamanki gibi umutlandım ama umutlarım yine boşa çıktı
    Bu ülkede kime ne anlatıyoruz hepsi boş, sarfettiğimiz enerjiye yazık diyorum.

    YanıtlayınSil
  4. dostum oy kullanmayanlara asıl en çok kızıyorum. ben hasta olmama karşın, koca bir yokuş ve yüzlerce basamağı devirip kullandım. başta gözüm kesmese de heralde vicdan azabına dayanamazdım.
    ne diyim "hayrını" görsünler.

    YanıtlayınSil
  5. çok güzel yazmışsın dostum altına imzamı atıyorum.bu mevzu çok saçma bir şekilde chp/akp veya türbanlı/türbansız karşılaşmasına döndü.

    YanıtlayınSil
  6. çok sağol dostum, isteyen istediği gibi saptırabilir mevzuyu, insan kendini bildikten sonra...

    YanıtlayınSil
  7. Çok doğru bir tespit yazısı, onlarcası yüzlercesi yazıldı bu kadar öz görmemiştim. İzmirli olarak azımı açsak ya gavuruz ya da anarşist yok ötesi. Akp ne zaman bişi desek baş örtüsü karşıtıyız. Baş örtüsüne en son takılacak kişileriz. İzmir Medeniyetin son sancağı ona da göz dikildi, bir sonraki seçim Akpnin olacak. Bugün kendisinden hiç haz etmediğim Mehmet Ali Erbil'in akp karşıtı yorumunu izledim, şapka çıkartacak cinstendi.Delinin akıllı , akıllının yandaş kesildiği bir dönemdeyiz.

    YanıtlayınSil
  8. Evet ne yazık ki o kadar başarılı şekilde kutuplaşma yaratıldı ki artık ya siyahsın ya beyaz. Gri olabileceğin düşünülmüyor. Ne zaman bir yerde görüş belirtsem olay döndü dolaştı ben lafını bile etmediğim halde başörtüsüne dayandı, bu da AKP'nin istediğini elde ettiğini gösteriyor. İzmir'i de kaybediyoruz, aslında sorun AKP değil, sol taraftan güçlü bir muhalefetin ya da gerçek bir liderin çıkamaması asıl problem.

    YanıtlayınSil