Korkmayın bilmeyenlere bu başlığın anlamı açıklanacak, hatta yazının amacı bu. Şimdi ben bu tür uzak doğu mevzularını diğer blogda hallediyorum malumunuz, ama bu sanıldığı gibi uzak doğuyla ilgili değil tamamen kişisel bir yazı olcek.
Dün sonunda Hotaru no Hikari'ye başladım. Blogu takip edenler biliyordur eminim ama bilmeyenler için bilgi verirsek, romantik komedi türünde bir jdrama (yani japon dizisi). Dün başlamama rağmen gece 6 bölüm izledim, az sonra da devam edicem umarım, diziyle ilgili yakında diğer blogumda bir şeyler yazarım zaten ama buraya almamın nedeni şudur. Dizideki kızımız için kullanılan bir tabir "himono onna". Bense izlerken dehşet içinde bir himono onna olduğumu fark ettim!!! (Bu blogda daha önce yazdığım şu bilgisayarla ilgili yazımda da hikikomori olduğumu fark etmiştim, vahh bana)
Şimdi himono onna'nın ne olduğuna maddelerle ve resimlerle bakarken, o özelliği taşıdığımı kanıtliciim sizlere. Bunu bir himono onna testi olarak düşünüp, siz de öyle olup olmadığınıza bakabilirsiniz. Başlamadan da şu bilgiyi vereyim, yalnız yaşıyorum. Hadi bakalım o zamannn!
* İlk özellik 20li yaşların ortasında bir bayan olmak! Ben 23 yaşındayım ama az kaldı sayılır o yüzden çekinmeden tick atılmıştır!
* 2.si ise işte süslü, parlak giyinip eve gelir gelmez ışık hızıyla pijamaları geçirmek. Saçları samuray tarzı tepeden toplamak. Evet doğru tahmin, tamam çok süslü değilim ama en azından sıkça topuklu giyerim, eve gelince ise üstümdekilerle 5 dk bile durmam ilk işim odama koşup onlardan kurtulup, aptal piyamalarımı giyip, makyajımı silmek olur. Saçımı tepeden toplar yada topuz yaparım. Popo kaşımaktan da bahsetmiş, dürüst olalım, prenses ayağına yatmayalım, hepimiz yapmışızdır (lütfen yaptığınızı söyleyin). Bir tick daha:(
*3.sü çerez, bira, abur cubura vermek kendini. Dışarı çıkmamak, işten doğruca eve gelmek. Bu noktada fena değilim. Birayı evde içmeyi sevmem pek, bir de o kadar asosyal değilim, ama şu aralar arkadaşlarım teker teker yuvadan uçtuğundan daha bir ev kuşuyum genele göre. O yüzden bu maddeye yarım tick atıyoruzz.
*4.sü abur cubur, dergi, manga dağının arasında yastığa sarılıp yuvarlanmak, herşeyi elini uzatıp rahatça ulaşabileceğin mesafeye koymak. Bu maddeyi biraz daha farklı olsa da uyguluyorum. Yastık ve minderler ayrılmaz arkadaşım, bu madde tamam. Abur cubur yerine sigara, yanında bazen su bazen kola, bu da tamam. Mangaları bilgisayardan okuyorum, yani tüm o dergi yığını yerine emektar laptop'umu koyarsak bu madde de tamam. Tick atıldı.
*5.si ise kendi kendine, televizyonla yada bahçeye gelen kediyle konuşmak. Ben sadece tv değil, laptoptan bilgisayara daha geniş bir alanda bu maddeyi uyguluyorum. Daha da acısı, geçenlerde her zamanki gibi laptop başındayken(!) balkondan kumru sesi duydum, bir yandan yavaşça ürkütmeden tombik kumrulara yaklaşmaya çalışırken, bir yandan ağzımla kumru sesi çıkarmaya çalıştım!!! Ardından da konuşmaya başladım "Oy sen benim yalnızlığımı paylaşmaya mı geldin tombik kumru, kaçma benden" şeklinde(bunu gerçekten yaptım, çok utanıyorum bakmayın) Allah'tan en üst kattayım, umarım kimse duymamıştır. Yoksa deli gömleğini üzerime geçirmeleri an meselesi! Bu maddeye de kocaman bir tick atıldı!
Puanlama: 0-2 tick:Kurtuldun himono onna değilsin'
2-3.5 tick: Dikkat et, her an himono onna olabilirsin!
3.5-5 tick: Üzgünüm sen de bendensin!
Kıssadan hisse: Evet 4.5 tickle malesef ben bir himono onnayım, hatta dizideki Hotaru benden çok daha iyi vaziyette. Şu blogu açmak bana yaramadı valla, hergün yeni bir boktan özelliğimi/rahatsızlığımı farkediyorum. Hadi bakalım, sizler ne kadar himono onnasınız. (Bu ne be, internetteki salak testlere döndü burası)
İşte sonum böyle olacak!